geçirdiði aðýr hastalýk sonucu hakkýn rahmetine kavuþan muhammer tulum abimize allahtan rahmet kederli ailesine üstün metanetler dilerim.
Mesaj No: 169
Tarih: 17.01.2010 / 20:16
Gönderen:
Kolay HalÝt
TeyzenÝn resmini Çokmu gordun onuda kaldirdin bÝr tek bÝzÝm evÝn resmi yok kirildim sana teyze oÐlu hoÞÇakal
Admin in görüşü: yok abi ya resimleri yeniledik diðer resimleri kaldýrdýk ondan yine eklerim
Mesaj No: 168
Tarih: 04.01.2010 / 15:25
Gönderen:
Ayfeka
Cessase Ýstihbarat birimleri midir? (mosad ,cÝa ve Ýnterpool)
cessase konusunun daha iyi anlayabilmek için orjinal kýssasýný sunalým;
‘’Þâbinin, fatýma bintu kays radýyallahu anhâdan nakline göre fatýma þöyle anlatmýþtýr: "resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "temimud-dâri hýristiyan bir kimse idi. gelip biat etti ve müslüman oldu. o, benim mesih deccâlden anlattýðýma uygun olan bir rivayette bulundu. bana anlattýðýna göre, temim, bir gemiye binip denize açýlmýþtýr. yanýnda lahm ve cüzâm kabilelerinden otuz kiþi vardý. (hava þartlarý iyi olmadýðý için) onlarla denizin dalgalarý bir ay kadar oynadý. sonunda güneþin battýðý esnada denizde bir adaya yanaþtýlar. geminin kayýklarýna binerek adaya çýktýlar. derken karþýlarýna çok tüylü kýllý bir acuse yaratýk çýktý. bunlar, tüylerinin çokluðundan hayvanýn baþ tarafý neresi, arka tarafý neresi anlayamadýlar. (Þaþkýn þaþkýn:)
"sen necisin, neyin nesisin?" dediler. o cevap verdi:
"ben cessâseyim!"
"cessase nedir?" denildi.
"ey cemaat! Þu mannastýra kadar gelin! Ýçinde bir adam var, o sizin haberinize müþtaktýr!" dedi. o, böylece bir adamdan söz edince, biz onun bir þeytan olmasýndan korktuk. hemen koþarak manastýra girdik. Ýçeride bir adam vardý; hilkatçe gördüklerimizin en irisiydi ve elleri boynuna, dizlerinden topuklarýna demirle sýký þekilde baðlanmýþtý.
"vah sana! kimsin sen?" dedik.
"benim haberimi alabilmiþsiniz. Þimdi siz kimsiniz, bana söyleyin!" dedi. arkadaþlarým:
"biz bir grup arabýz. bir gemideydik, denizin coþkun bir anýna rastladýk. dalgalar bizi bir ay oynatýp oyaladý. sonra þu adaya yaklaþtýk, sandallara binip adaya çýktýk. tüylü ve çok kýllý bir hayvanla karþýlaþtýk. tüyünün çokluðundan baþý ne taraf, arkasý ne taraf anlayamadýk. "vah sana, nesin sen" dedik.
"ben cessâseyim!" dedi. biz: "cessase de ne?" dedik.
"manastýrdaki þu adama gelin, o sizin haberinize pek müþtaktýr!" dedi. biz de koþarak sana geldik. biz onun bir þeytan olmadýðýndan emin olmadýðýmýz için korktuk" dedik.
aslýnda bu kýssa orjinalinde belkide daha çok detaylarý içermektedir. günümüze kýrpýlarak bu þekilde gelmiþ olduðunu düþünüyorum..dikkat edilmesi gereken konular üzerine durmaya çalýþalým..taþlarý yerini oturtacak olursak ;birinci olarak deccal’e birlikte adeta yardýmcýsý durumunda zikredilmektedir. baþý ve kuyruðu belli olmayan,her tarafý tüylü olan þekilsiz accuse bir yaratýktan söz ediliyor..yaný cismaný deðil tüzel bir yapý var. gelen misafirleri ‘’manastýra’’ yönlendirmesi de ilginç..manastýr hýristiyan alemini sembolize etmektedir..demek ki deccal aslýnda hýristiyan ortamýndan ama bu hýristiyan olduðu anlamýna gelmez ,bu topluluk içerisinden faaliyet süreceði anlamýna gelebilir.
baþý kuruðu belli olmayan,her tarafý tüylü derken, bir bilinmezlikten gizli bir yapýdan bahsediliyor..kendisine sorulduðunda cevap vermeyen ama deccale doðru yönlendiren bir yapý. bunu da bu konuyla alakalý diðer hadisler incelediðimizde istihbarat birimleri olabileceði anlaþýlabilmektedir.
daha önceki yazýlarýmýzda hatýrlanacak olunursa deccal’le ilgili hadislere yeniden göz atmakta fayda var. büyük bir adadan çýkmasý ( Ýngiltere); bir günü bir yýl ,ikinci günü bir ay,üçüncü günü bir hafta ,dördüncü günü ise bir gün olacaktýr (kuzeyden güneye doðru inmesi); ‘’o sekiz melik üzerine oturur henüz biri yok, o da zaniyedir’’(abd); deccale en çok yahudiler severek tabi olur ( Ýsrail ve sabetaistler); deccalin ordularýnýn yeryüzüne ayak basmadýðý yer kalmayacaktýr.(birleþmiþ milletler ordusu) ; o yeryüzünü dinler ve gözetler (nasa).
toparlarsak deccal ;Ýngiltere ,abd ve yahudilerin þahinler gurubundan oluþmaktadýr. deccal kelime anlamýyla aldatan ,yalanlayan manasýna geldiðine göre en büyük düþmaný dindi. bu nedenle ideolojik seküler yapýyý geliþtirip insanlarý dinden uzaklaþtýracaktý. 1789 fransýz ihtilalinden sonra seküler yapýyý ve ideolojiyi dünya’ya yaygýnlaþtýrdý. ideolojilerin yaygýnlaþtýrýlmasý ,seküler yapýnýn oturtulmasý ve milletlerin derin ideolojik kuþatma altýna alýnmasý ve kontrol altýna tutulmasý istihbarat birimleriyle saðlandý.
1.dünya savaþýný kazandýktan sonra bütün devletlerde masonik düzeni oturttu .devletleri seküler yapýyla laikleþtirdi veya buna yakýn sistem kurup ,siyaseti,kurumlarý ,ordularý ve hatta medyayý istihbarat birimleriyle kontrol altýna aldý.toplum mühendisliði,provakatör faaliyetler , terör faaliyetleri,sivil toplum örgüt faaliyetlerini,militarizm sloganlar,militarizm psikolojik baský hareketlerini istihbarat birimleriyle saðladý.bu istihbarat birimlerini incelediðimizde; üç istihbarat biriminin(cÝa,mosad,Ýnterpool)dünya’ya hakim olduðunu, diðerlerinin ise þübeleri durumunda kullanýldýðýný rahatlýkla görebiliriz.Çünkü; ‘’deccal’’ dinsiz ,insanlarý saptýran dünya hakimiyeti istiyordu. görülüyor ki deccal bütün faaliyetlerini cessase( Ýstihbarat birimleri) aracýlýðýyla yürütmektedir.bir çok siyasi lider, yönetici,yüksek bürokrat,muvazzaf,sivil toplum örgüt baþkanlarý,medya mensublarý hatta iþ adamlarý bile istihbarat birimi mensubu olabileceðini söyleyebiliriz. dikkat çekilmemesi için de bir çoðu yerli olarak yetiþtirilmiþtir. kaynak olarak sabetaistler , diðer gayri müslimler veya kendilerine ideolojik yakýn yerli kiþiler kullanýlmaktadýr. kýsacasý yerli cessase (ajanlar) diyebiliriz.bu þekilde ideolojilerle ,seküler masonik yapýlanmayla ve cessase ile dünya hükümeti ve dünya devleti kurulmuþ oldu. deþifre olmasý ve deðiþmesi yakýndýr, Ýnþallah.